Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları
Konfederasyonu (DİSK) bugün (24 Ekim)Ankara ve İstanbul’da yaptığı
eylemlerle kıdem tazminatının gasp edilmesi girişimleri karşısında
yürüteceği kampanyayı başlattı.
Ankara’da saat 13’te Arı Stüdyosu önünde toplanan DİSK üyeleri
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na, İstanbul’da da saat 12’de DİSK
Genel Merkezi önünde buluşan DİSK üyeleri Mecidiyeköy Metro durağına
yürüdü.
Ankara’daki basın açıklamasını DİSK Genel Başkanı Kani Beko, İstanbul’dakini de DİSK Genel Sekreteri Dr. Arzu Çerkezoğlu okudu.
Yürüyüşler boyunca dağıtılan bildiriler halktan yoğun ilgi görürken
ve eylemlerde şu sloganlar atıldı: “Ölmek var, dönmek yok, tazminatı
vermek yok”, “Köleliğe karşı Diren İşçi, Kıdem tazminatının gaspına
karşı Diren İşçi, Çocukların İçin Diren İşçi, İş Güvencesi İçin Diren
İşçi”, “Tazminat haktır, gasp edilemez”, “Fona devir yağma demektir”,
“Direne direne kazanacağız”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “AKP
elini tazminattan çek”, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”
Devamı için:
http://www.dazayn.org/2/post/2013/10/dsk-sokaa-airiyor.html
http://www.disk.org.tr/2013/10/disk-sokaga-cagiriyor-olmek-var-donmek-yok-tazminati-vermek-yok/
24 Ekim 2013 Perşembe
28 Eylül 2013 Cumartesi
İşyerleri Çalışmaları Eğitimi
Bayramı da kullanıp, bir işyerleri organizasyonları eğitimi düzenlemeyi kafaya koymuştuk. İstanbul'da Avrupa yakasında 18 Ekim 2013 Cuma günü, hep birlikte IWW ve Solidarity Federation'ın “İşyerleri Örgütlenmelerine Giriş” dersini alacağız. Şimdilik, katılımı kısıtlamak zorundayız. Bu sebeple büyük şirketlerde çalışan beyaz yakalılarla başlamayı düşündük. Eğitim pratiğimiz geliştikçe, yabancı dillerden daha fazla materyal çevirdikçe, eğitimleri tabana doğru yaymayı düşünüyoruz.
Eğitim programı:
Devamını okumak için...
http://dazayn.org/2/post/2013/09/isyerleri-calismalari-egitimi.html
Eğitim programı:
- Temel kavramlar:
- Dayanışma
- Kolektiflik
- Legalizm
- Doğrudan Eylem nedir? Grev nedir? Gösteri nedir?
- Neden işyerleri?
- Sendikalara bakış?
Devamını okumak için...
http://dazayn.org/2/post/2013/09/isyerleri-calismalari-egitimi.html
25 Eylül 2013 Çarşamba
İşyerleri çalışmalarında ilkeler
- Sadelik: Asla reklamcılık yapma. Asla kahramancılık oynama. Asla olması gerekenden fazlasını olmus gibi gosterme!
- Kolektiflik: Her zaman ağındakilerle birlikte hareket et. Birlikte çalis, birlikte diren! Kolektif calısmayi öğren!
- Rasyonellik: Her zaman planlı adımlar at. Her zaman iş yapma şeklin, direnme şeklin rasyonel olsun. Fevri davranışlar yok!
- Çalışma disiplini: Çalışma yoğunluğunu ağındaki diğerleriyle birlikte belirle. Mesai zorunluysa ağınndaki insanlarla birlikte kal! Hayır diyeceksen, birlikte Hayır! de.
- İşbirliği: İşyerlerindeki politik gruplarla ortak iş yap. Ama bunu sağlamak için onlara yönelik eleştirilerini asla gizleme. Onlarla bayrağı asla karıştırma. Eğer eleştirilerini saklarsan ve saçmalamaya başlarlarsa, fatura sana keslir. Unutma!
- Pratikte dürüstlük: Söylediğin şeyi, yaparım dediğin şeyi mutlaka yap. Yapamayacağın şeyi asla söyleme. Yapamazsan sana sorulmadan önce hesap ver! Sakın ego felan yapmaya kalkma.
- Düşüncede istikrar: O sırada trend diye bir fikre sazan gibi atlama. Ölç, biç, hesapla, ondan sonra tavır geliştir! Eğer bunu devamlı yaparsan, sonuçta çürür ve fırsatları kullanmak yerine, fırsatlar için yaşamaya başlarsın. Onun adı da oportünizmdir. Sakın unutma!
- Hatırla: Asla unutma, asla affetme! Bu sınıf savaşıdır, oyun değil. Hatırla: Nefretini unutan, sevgisini de unutur!
- Olgunluk: Gelen eleştirileri ne kadar ağır, ne kadar haksız olursa olsun saldırıyla karşılama, dürüstçe cevaplandır ve hazmetmesini bil. Başkalarını, diğerlerini eleştirdiğin kadar ağındaki insanları da, yoldaşları da eleştir. Sen eleştirildiğinde de sakın ola, küsme.
- Yolları dene: İşyerinde müdüre/patrona karşı her yolu dene. Yalnızca kendi safına karşı dürüst olmak zorundasın. İşyerinde kazanım için, bir mücadele ağı kurmak için her yolu dene: Savaşı, barışı, dürüstlüğü, iki yüzlülüğü, büyüyü ve zehri, herseyi...
21 Eylül 2013 Cumartesi
Gezi Dersleri
...Ve Gezi, tüm beyaz
yakalılara başka bir şey daha öğretti: Beyaz yakalılar geceleri
Gezi'de özgürlüğü tattılar. Ve gündüzleri yine gündelik
köleliği tattıkları fabrikalarına, ofislerine geri gittiler.
Kimileri bunu kutsadı; Clark Kent gibiyiz diyenler de çıktı,
kendini Matrix'teki Neo'ya benzeten de. Ama çoğunluk, bu gerçeğin
altında ezildi. Bu şizofreniyi kabul etmedi. Ve artık
işyerlerinde, oraların da özgürleşmesi gerektiğini farketmeye
başladılar. Düne kadar işyerlerinde yaşadıkları hayatı gerçek
hayatlarından çalınmış olarak gören binlerce çalışan,
yalnızca işten sonra arta kalan zamanlarını “özgürce”
yaşamanın yetmediğini, artık o çalınan hayatın da özgürleşmesi
gerektiğinin farkına vardı. Yani Gezi, işyerlerinde de artık
daha muhalif olmamız gerektiğini, oralarda da dayanışmamız,
oralarda da örgütlenmek zorunda olduğumuzu öğretti. Kısacası
Gezi, hayatın, işiyle, eviyle, sokağıyla, eğlencesiyle bir bütün
olduğunu, yalnızca iktidarın, politik yöneticilerin değil,
gündelik hayatımızı, işyerlerimizi yönetenlerin de artık bizi
yönetemeyecekleri bir yaşam kurmamız gerektiğini öğretti....
Yazının devamını yeni adresimizden okuyabilirsiniz:
Yazının devamını yeni adresimizden okuyabilirsiniz:
31 Temmuz 2013 Çarşamba
İslamcı işyerlerinde calışırken Gezi direnişine katılmak
Sayıca hayli fazla işyeri, islamcı veya
muhafazar bir ortama sahip ve dolayısıyla bir çoğumuz bu
işyerlerinde çalışarak hayatımızı kazanıyoruz. İşyeri
ortamımızda çoğunlukta olan bu muhafazakar kesim, çoğunluk
olmanın verdiği cüret ve güçle istediğini rahatça söylemekte,
hep dilden düşürmedikleri inanca, düşünceye saygı kısmını
bir kendi çıkarlarına gelince işletmekte. Bu islamcı,
muhafazakar ya da iktidar yanlısı işyerlerinde çalışan ve onlar
gibi düşünmeyen bizlerin çoğu, Gezi direnişinden önce
düşündüklerimizi, bize aykırı gelen şeyleri açıkça dile
getirmiyor veya getiremiyorduk. Bu da bizde bir öfkenin birikmesine
yol açıyordu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



