25 Haziran 2013 Salı

IWW - Dünyanın Endüstri İşçileri Sendikası: Direnen Türkiye halkıyla dayanışma çağrısı!


Dünyanın Endüstri İşçileri Sendikasının (IWW) Uluslararası Dayanışma Komisyonu Türkiye'de baskıcı ve neo-liberal politikalara karşı ve karar alma süreçlerine daha fazla katılım için mücadele veren işçi dostlarımızla dayanışmaya katılıyor.

Acımasız polis vahşetine ve özgür konuşma hakkının aşırı şiddetle baskılanmasına rağmen, temel hakları için direnen halk mücadeleye devam ediyor. Onların sarsılmaz iradesinden ilham aldık ve etkilendik.


22 Haziran 2013 Cumartesi

Gezi Parkı Direnişi ve İşyerleri


Gezi Parkı Direnişini işyerlerine, çalışan sınıfın bütününe yaymak gerekiyor. Çünkü karşımızdaki iktidar, gösterilerin gösterdiğini anlamıyor. O halde “anlayacakları dilden” konuşmak gerek. Anlayacakları dil, bu ülkeyi TOMAkrasiyle yönetemeyeceklerini göstermek. Yönetmeye kalktıkları sürece, o çok övündükleri ekonomilerinin yerle bir olacağını göstermek.

Gezi Parkı Direnişinin bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de forumlar. Bütün işyerlerinde, yapabildiğimiz zaman açıkça, yapamadığımız yerde gizlice forumlar toplamalı, direnişte olanların deneyimlerini paylaşmalarını sağlamalı. Ama yetmez. Bunun yanında AKP'nin genel özgürlükler kadar, kendi çıkarlarımıza da zarar verdiğini dillendirmek gerek. Ülkenin ekonomisi yıllardır büyüdüğü halde, çalışanların maaşlarında en küçük bir iyileşme olmadığını farkeden herkes bunu dillendiriyor zaten.

16 Haziran 2013 Pazar

#GenelGrev

BASKI VE ŞİDDETE KARŞI DİRENENLERLE BİRLİKTE ALANLARDAYIZ!

Taksim Gezi Parkı’nın ranta kurban edilmesine karşı gelişen yurttaş duyarlılığını polis terörü ile bastırmaya kalkışan AKP iktidarı Türkiye halkının vicdanının, hak ve adalet arayışının güçlü duvarına çarptı.

AKP iktidarı halkın bu onurlu tepkisine devlet terörüyle karşılık verme yolunu seçti. Hak ve adalet isteyen insanlarımız öldürüldü, onlarcası sakat bırakıldı, binlercesi yaralandı.

Medya iktidar ablukası altına alınarak, Türkiye halkının özgürlükçü muhalefeti hakkında muazzam bir çarpıtma ve karalama kampanyası başlatıldı.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

1 Mayıs: İşyerlerinde gerçek kökleri olan bir yapıya ihtiyacımız var!

1 Mayıs için bir ders çıkarılıcaksa, o ders ne kadar zayıf olduğumuzu anlamak olmalı. O günkü “kahramanlıkları” boşverin. O gün yapılan baskıyı da boşverin. Egemen sınıf egemen sınıftır. Vali validir. Biz de biziz. İnanılmaz bir şiddetle bize saldırdıkları malum.

Dilan'a karşı laf eden kim varsa, lafını ağzına tıkmalıyız zaten. Yalıtabiliyorsak yalıtıp, nedamet getirmesi için elimizden geleni ardımıza koymamalıyız. 1 Mayıs öncesi “bu inatlaşma neden, başka yerde yapılsa ne olur, sırf bu yıllık bu yasak zaten” diyenleri tek tek hatırlayıp herkesin gözü önünde rezil etmeliyiz. İşyerlerimizde böyle saftiriklere yumuşakça davranamayız. Bize bu işler boş bakışı atanları, “Zam zamanı gelince mızırdanma o halde” diye tartışmanın ortasına sokmalıyız. Bunlar işyeri çalışmaları yapanlar için olmazsa olmaz şeyler. Sokak solcusu arkadaşlar ise, kendi kendilerine homurdanabilirler. Sitelerinde eleştiri üzerine eleştiri de döşeyebilirler. Onları işyerlerinde politika yapmaya çağırmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok.

Devletin elinde gazdan suya, kanundan kanunsuzluğa kadar her araç var. Bize bu baskıyı yapabilmeleri son derece normal. Kimse, Radikal'in ve diğer burjuva gazetelerin “solcu” köşe yazarlarının diliyle “Reva mı bu?” diye sormasın. Yapabildiklerine göre reva.